Evet Karaman
il olmuş, hem de büyük iller gibi il olmuş. Nerden mi anladım? Çok basit
anlatayım.
Geçenlerde
genelde büyük illerde olan bir olayla karşılaştık. Bir belediye başkanı, iki
siyasi partinin il başkanları aralarına bir sivil toplum kuruluşunu da almaya
çalışarak adeta mahalle kavgası yaptılar basın aracılığıyla. Türk Dilinin
başkentinde, sevgi ve hoş görünün başkentinde, Türk diline hiç de hoş olmayacak
bir şekilde yaptılar bu mahalle kavgasını. O haklıydı. Bu haklıydı konu o
değil. Konumuz toplum önünde konuştuklarına, yaptıklarına hal ve hareketlerine dikkat
etmesi gerekenler adeta saçmaladılar ve hatta saçmalamaktan öteye gittiler. Aslında
onu yapan içlerinden bir tanesi ya hadi neyse.
Düşünün bir
belediye başkanını benimde içinde bulunduğum bir sivil toplum kuruluşu
temsilcisine ve tabiî ki gıyabında biz daha yeşil bir Karaman için çalışan
özverili insanlara mahalle ağzıyla ŞOV yapma, HAYAL dünyasından çık! gibi
cümleler sarf edebiliyor. Komik. Gerçekten Traji Komik. Ancak Başkan bey
unutmuş olmalı ki dünya zaten bir ŞOV dünyası. Bir pazarlamacı ürününü
satabilmek için adeta ŞOV yapmak zorundadır. Karşı cinsten birini etkilemek
için adeta ŞOV yapılır. Seçmen karşısına çıkan Muhtar adayı, Belediye Başkan
adayı, Millet Vekili adayı ŞOV yapar. Bu güne kadar yazdığım tüm yazılarda
şahsımla ilgili yaşadığım sorunları veya problemleri buradan aktarmamaya
çalıştım. Ancak son zamanlarda yaşanan olaylar ve gerçek anlamda büyük
özverilerle daha yeşil bir Karaman için çalışan insanlara yapılan hakaretler ve
saygısızlık maalesef beni buna mecbur bıraktı.
Belediye
Başkanlığı makamı bu değil. Bu güne kadar Başkan Beyin yaptığı doğru işlere
doğa ve çevre ile ilgili doğru işlere alkış tuttuk destekledik. Verdiği yanlış
kararlar sonucunda da eleştirdik. Sulu Park olayını hatırlatırım. Gene yanlış
zaman, yanlış ekip ve yanlış ekipmanla yapılan bir kıyımdı. Oradan sökülüp de
Urgan Boğazına dikilen ağaçlardan Başkan Beye sorarsanız %90’nı Belediyede
görevli olanlara sorarsanız %50’si biz çevrecilere sorarsanız %20’si tutmuş durumda. O zamanda da
Başkana Açık Mektup adı altında eleştiri yazısı yazmış, o seneyi takip eden dil
bayramında Başkan Beyden gelen talep üzerine yine bir gece vakti Aktekke
Meydanına Ağaç dikimi yapmıştık. Bu bizim tarafsız olduğumuzun bir ispatı olsa
gerek.
Hayal konusuna
gelecek olursak bu konuya hiç değinmiyorum. Zaten bu hayaller son hayaller.
İşte Dilin
Kemiği yok, ağzı olan konuşuyor. Ve hatta öyle bir konuşuyor ki 17 Mayıs 2008
günü saat 15:30 sularında “Biz Gelecek SEÇİMLER için varız” bile diyebiliyor. TAKDİR SİZ
KAMUOYUNDA
Yavuz ALTINDİŞ
|